Gemiler için Curcuna Boyası
Pazar, 09 Haziran 2019

Geçen hafta içinde yakın bir arkadaşım, birbuçuk sene kadar önce hasarlı olarak aldığı ondört metrelik yeni yelkenli kayığının tamir işlerinin bitmekte olduğunu ve sıranın boyaya geldiğini söyleyerek, henüz boyamadan önce nasıl bir renk tercihi yapacağına daha iyi karar verebilmek için söz konusu teknenin dijital olarak renklendirilmiş görüntülerini oluşturmamı istemişti.

Optik yanılsama ve gözler

Bu doğrultuda hazırlanan ilk düz renk numuneleri kendisini kesmeyince bir de "göz kamaştırıcı" "curcuna boyası" uygulaması daha yapıp gönderdim. Aslında bu tür gemi boyama çalışmalarının hikâyesi geçtiğimiz yüzyılın başlarına uzanmakta olduğu için, bilâhare bu ilgi çekici hususu burada da kısaca ele almak iyi bir fikir gibi de görünüverdi...

1914 itibarı ile ilk Dünya Savaşının başlaması, denizaltıların ilk kez stratejik bir silah olarak sahne almasına da fırsat vermişti. Kuzey Amerika ile Batı Avrupa arasındaki denizden ikmâl bağlantısını kesme azmindeki almanlar da denizaltılarını, gemilere karşı etkili bir şekilde kullanmaya başlamıştı.

Bir alman denizaltısının gemi avlama vidyosundan

Resim.2) Bir alman kaptan periskop üzerinden tespit ettiği gemiye hücum edebilmek için önce gemiyi rehber üzerinden doğru olarak tanımlamaya çalışırken. İkinci safhada optik menzilölçer ile mesafenin ayrıca seyir hızının ve yönünün tespit edilmesiyle torpiller için gereken atış çözümünün oluşturulması mümkün olabilir.[2]

1940'larda radarların ilk kez kullanılmaya başlamasına kadar geçen süre içinde deniz savaşları için hedef tespiti ve atışlar sadece göz ile yapılabiliyordu ve dürbün gibi bazı cihazların da desteğiyle çözüm ancak optik olarak gerçekleştirilebilirdi.

Suüstü gemileri için bu iş görece daha kolaydı; deniz yüzeyinin kabaca bir metre kadar üzerinden ancak küçük çaplı bir periskop vasıtasıyla görüntü alabilen dalmış durumdaki sualtı gemileri için ise herşey çok daha zordu.

İlk Dünya Savaşının denizaltı kaptanları, gerek periskop üzerinden [Resim.2] gerekse suüstü seyrinde dürbün vasıtasıyla tespit ettikleri gemiye yönelik olarak doğru bir atış çözümü oluşturabilmek, yâni kovanlardaki torpillerinin hedefledikleri gemiye isabetini sağlayabilmek için hedefin mesafesini, yönünü ve hızını doğru olarak belirleyebilmek zorundaydı. Aslında bu konu son derece ilgi çekici teknik ayrıntılara sahip olmakla birlikte burada ele alınırsa mevzu çok fazla uzar ve dağılırdı...

Hedef hakkındaki bu üç temel değişken doğru olarak kestirilebildiğinde tek yapılması gereken; ön tanımlı sabit hızlara sahip zamanın düz yüzüşlü ve güdümsüz torpillerini, gemi rotasıyla kesişecek şekilde doğru bir açıda göndermek ve beklemekten ibâretti. Eğer torpilin jiroskobu ve tapası arıza yapmaz ve hesaplama da doğru ise isâbet gerçekleşirdi...

Razzle-Dazzle boyasının periskoptan görünümü

Resim.3) Birinci Dünya Savaşı döneminde gerçekleştirilen boya tasarım çalışmalarından bir numune. Görüldüğü gibi periskop üzerinden ve fark edilmemek için ancak kısıtlı bir süre bakabilen bir göz için "Curcuna Kamuflajı" uygulanmış geminin gerçek baş bodoslamasının yerini doğru tespit edebilmek ve dolayısı ile gerçek seyir istikâmetini kestirebilmek kolay değil.

Ve 1914 civarında ingiliz ressam Norman Wilkinson yeni bir fikir ileri sürdü; gemiler için öngördüğü sıradışı bir boyama düzeni ile düşman nişangâh subaylarını optik olarak yanıltabilmek mümkün olabilirdi. Bu son derece yenilikçi ve iddialı görüş aynı yıl bir mektup ile dönemin donanma bakanı Winston Churchill'e sunuldu ve hemen Kasım ayında da bu yeni yeni kamuflaj tekniğinin donanma gemilerine uygulanması emri yayınlandı.

Tabii bu konunun ilgi çekici ayrıntılarından birini de dünya üzerinde hak iddia eden milletlerin sanatçılarıyla, o kültürlerinin etkisi altındaki üçüncü dünyanın ezik, taklitçi ve kendi milletlerine yabancı sanatçıları arasındaki farkı açıkça ortaya koymasıdır. Pek çok diğer değişken yanında sanatçılarının nasıl bir kafa yapısına sahip olduğu da bir milletin geleceği üzerinde önemli etkilere sebep olabilmektedir. İşte elindeki yeteneğe uygun bir şekilde, kendi ülkesinin donanmasına karşılıksız ve gönüllü olarak hizmet eden ingiliz ressam Wilkinson'un hikâyesi bu açıdan da dikkat çekicidir.

Razzle Dazzle (ki türkçeye "Curcuna" olarak çevirmek uygun olabilir) veya kısaca Dazzle (ki türkçeye "Kamaşmak" veya "Gözü Kamaştırmak" olarak çevrilebilir) olarak adlandırılan boyama düzenine dayanan kamuflaj yöntemi bu şekilde doğmuş oldu. Kamuflaj denildiğinde aklan gelen ilk düşünce; herhangi bir nesnenin ortam artalanına uydurularak görülmesinin zorlaştırılması şeklinde hâsıl olsa da curcuna kamuflajı yaklaşımı tam olarak aksini önermektedir.

Bu yöntemde (gemiler) son derece dikkât çekici hatta göz alıcı şekilde boyanır yani görünmeyi zorlaştırmak değil de tersi söz konusudur bununla birlikte hedeflenen etki, nesnenin düzenli ve kestirilebilir hatlarının ortadan kaldırılarak yanlış algılanmasının sağlanması üzerine kuruludur. Kullanılan karmaşık şekiller, canlı renkler ve yüksek karşıtlık ile istenen etkiyi sağlayabilmek amaçlanmaktadır. Bu uygulamalarda siyah ve beyaza ilâve olarak mavi, yeşil, turuncu ve bazen neon renkler kullanılmıştır.

Göz kamaştırıcı Curcuna boyası için yapılan model çalışmaları, ABD, 1910'lar

Göz kamaştırıcı Curcuna boyası için yapılan model çalışmaları, ABD, 1910'lar

Göz kamaştırıcı Curcuna boyası için yapılan model çalışmaları, ABD, 1910'lar

Göz kamaştırıcı Curcuna boyasının gerçek bir gemiye uygulanması, ABD 1910'lar

Resim.4,5,6,7) İngiltere'de îcâd edilen curcuna kamuflajı kısa süre sonra Atlantiğin karşı kıyısında da ciddiye alındı ve ABD donanması da araştırma çalışmalarına başladı. Yukarıda, söz konusu temel çalışmalara ilk bir kaç fotoğraf ve boyanmış bir gerçek gemi görülmektedir.[1]

İngilizler Kasım 1914'den hemen sonra uygulamaya başlayarak Dünya Savaşları döneminde ikibinden fazla savaş gemisi ve dörtbinden fazla yük gemisine curcuna boyası uyguladılar. Savaş şartlarında, bu uygulama Atlas Okyanusunun karşı kıyısında da ilgi uyandırdı ve ABD donanması da konuyla ilgili kendi ar-ge çalışmalarına hızla başladı; [Resim.4,5,6]

Dönemin fotoğrafları siyah-beyaz olduğu için zamanın curcuna boyası uygulamalarına [Resim.7] ait gerçek hissi vermemektedir. Bu durumda son olarak aynı döneme ait aşağıdaki taslak çizimlere [Resim.8] göz atılabilir.

Göz kamaştırıcı Curcuna boyası için uygulanma taslağı, ABD 1910'lar

Resim.8) 1910'ların "göz kamaştırıcı" boya uygulamalarında kullanılan renkler fotoğraflarda görülemese de buradaki gibi taslak uygulama çizimleri kullanılan renkler hakkında daha fazla fikir verebilmektedir.

Görünürlüğü güçleştirme yerine, optik yanılsama yoluyla kafa karıştırmaya dayanan curcuna kamuflajı İkinci Dünya Savaşında da kullanılmış olmakla birlikte en parlak dönem 1910'larda yaşanmıştır. Yine de günümüzü de ilgilendirebilecek bâzı açılardan bu konunun devamı hakkında gelecekte bir iki yazı daha hazırlanabilir.

 
Telif Hakkı © 1997-2019 [uskudar.biz]
- sürüm 6.0.0 - Bütün Hakları Saklıdır.
Kullanım şartları için tıklayın!